Dava dilekçesinde talep konusu yapılmayan bir işçilik alacağı kısmi ıslahla talep edilebilir.

Yargıtay
9. Hukuk Dairesi         

2022/821 E.  
2022/1540 K.

“İçtihat Metni”

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : … 30. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 34. İş Mahkemesi
BİRLEŞEN DOSYA : … 39. İŞ MAHKEMESİNİN

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan … Holding A.Ş. vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının aralarında asıl ve alt işveren ilişkisi bulunan davalılar bünyesinde yurt dışı işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı neden olmadan feshedildiğini, iş sözleşmesinden doğan alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:
Davalı …Ş. vekili, zamanaşımı ve husumet itirazlarının olduğunu, taleplerin yersiz olduğunu ve davanın haksız açıldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Davalı İflas Nedeniyle Tasfiye Halinde … İnş. Tic. İth. İhr. ve Turz. Ltd. Şti. vekili, hukuki yarar itirazlarının olduğunu, ücret iddiasını kabul etmediklerini, taleplerin yersiz olduğunu ve davanın haksız açıldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı İflas Nedeniyle Tasfiye Halinde … Makina İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili, zamanaşımı ve husumet itirazlarının olduğunu, sözleşmenin belirli süreli olduğunu, taleplerin yersiz olduğunu ve davanın haksız açıldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı işverenliğe ait web sitesinde tam da davacı işçinin işyeri olarak gösterdiği … bölgesinde demir çelik fabrikası olduğu, davacıya verilen çalışma kağıdında davacının …’deki … Demir Çelik fabrikası inşaatı projesinde görevlendirildiğinin yazıldığı, her ne kadar dava dosyasında diğer davalılar ile davalı …’e ait akdedilmiş yüklenici sözleşmesi olmasa da davacının çalışmış olduğu işyerinin davalı … Holdinge ait olduğu, sadece bu iş için yani … demir çelik fabrikasının inşaatı için işe alındığı ve bu hususta tanık beyanlarının tutarlı bir şekilde davacıyı desteklediği, davalı …’in asıl işveren, diğer davalıların alt işveren olduğu, davacının iş sözleşmesinin haklı bir sebeple feshedildiğine dair hiçbir delil sunulmadığı, davalının ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği, dolayısıyla davaya konu feshin haksız fesih olduğu gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili, davalı …Ş. vekili ile davalı İflas Nedeniyle Tasfiye Halinde … İnş. Tic. İth. İhr. ve Turz. Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı ve davalıların istinaf başvurularının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-2. Maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

Temyiz Başvurusu:
Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı, davalı …Ş. vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

Gerekçe:
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, taraflar arasındaki sözleşmeye, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ıslah dilekçesi ile talep edilen yıllık izin ücreti alacağı yönünden dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulması gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
12.10.2017 tarihli ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığını taşıyan 3. maddesi 01.01.2018 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, anılan maddenin birinci fıkrasına göre, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir (m.3/2).

02.06.2018 tarihli ve 30439 (RG) sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin Dava Şartı Olarak Arabuluculuğa Başvuru ile ilgili 23. maddesinde başvurunun dilekçe ile veya bürolarda bulunan formların doldurulması suretiyle yahut elektronik ortamda yapılabileceği belirtilerek başvurunun şekli açıklığa kavuşturulmuştur. İlgili maddede ayrıca arabuluculuk başvurusu sırasında başvurandan, uyuşmazlık konusuna ilişkin hususların açıklanmasının isteneceği düzenlenmiştir. Gerek 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 15. maddesinde, gerekse Yönetmeliğin 25. maddesinde arabuluculuk faaliyetinin ne şekilde yürütüleceği düzenlenmiş olup, arabuluculuk faaliyetinin başvurunun içeriğine göre şekilleneceği konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Arabuluculuk faaliyeti sonucunda tarafların uyuşmazlık konusunda anlaşmaları veya kısmen anlaşmaları hâlinde süreç anlaşma son tutanağı ile sonuçlandırılacak yahut bunların haricindeki her durumda taraflar anlaşmamış sayılacağından anlaşmama son tutanağı düzenlenecektir (m.25/6).

Somut uyuşmazlıkta, davacının 08/06/2017 tarihli dava dilekçesinde yıllık izin ücreti alacağı talep etmediği, yargılama sırasında bilirkişi raporu alınmasından sonra 12/06/2020 tarihli ıslah dilekçesinde harcını yatırarak yıllık izin ücreti alacağı talebinde bulunduğu, öncesinde ise söz konusu alacak ile ilgili olarak davalı işveren aleyhine arabulucuya başvurmadığı anlaşılmaktadır.

Dava dilekçesinde talep konusu yapılmayan bir işçilik alacağı, dava konusu alacaklarla aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğmak şartıyla, ayrıca bu alacağa ilişkin peşin harç yatırılmak kaydıyla kısmi ıslahla talep edilebilir ise de, dava şartı arabuluculuk hükümlerinin 01/01/2018 tarihinde yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, ıslaha konu edilen yıllık izin ücreti alacağı yönünden arabuluculuğa başvuru şartının yerine getirilmediği anlaşılmakla söz konusu alacağın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalı …Ş ‘ye iadesine, 09/02/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.